MS 2. yüzyılın sonlarında yaşadığı varsayılan Lidyalı gezgin ve coğrafyacı Pausanias aşağı yukarı 150 yılında yazdığı varsayılan Yunanistan’ın Tasviri adlı eserinde “Eğer bir kadın olimpiyatlara katılırsa yüksek bir dağdan atılmakla cezalandırılır” der.
Şu an okuduğunuz yazının yazılış günü, Paris Olimpiyatları’nın açılış gününe denk geldi. Pausanias’ın eserini yazmasının üzerinden yaklaşık iki bin yıl geçmiş. Bir şeylerin bir yerlerde biraz ileri, biraz geriye gitmesinden söz edilip durulur. Bu düalistik yaklaşım çok katmanlı ve sarmal ilişkiler, ağlar ve yapılarla örülü gezegende olup biteni anlamlandırmaya çalışırken olsa olsa “ahkam kesmek” sınırlılığında kalır. Yine de iyicil bakış kılavuzumuz olsun. “İlkel anlaşma alanımız” sayılarla ifade olunan, tırnak içinde eşitlenme haliyle ilgili haberler şöyle: “Paris 2024 Olimpiyatları’nda eşit sayıda erkek ve kadın sporcu yer alacak. Oyunlarda 206 delegasyondan 5250 kadın ve 5250 erkek sporcu mücadele edecek.”
Vikipedi’de ise toplumsal cinsiyet eşitliği, “Erkek ve kadının kamusal ve özel yaşamın tüm alanlarına eşit ve yetkinleştirilmiş şekilde katılımını ifade eden bir insan hakları kavramıdır” şeklinde tanımlanır. Tanımın sınırları yeniden düşünülebilir mi sevgili okurlar ne dersiniz? Bugün dünyanın daha iyi bir yer olmasına kapı aralayacak yaklaşım belki de kavramı sadece “insan hakları” bakış açısının sınırlı penceresinden çıkarmakla mümkün. Dünyanın merkezine oturan insana -kendimize- bir hatırlatma gerekir belki de canlı ve cansız tüm varlıklarla birlikte oluşumuzun hatırlatması.
Bu arada toplumsal cinsiyet eşitliği kavramı üzerine yeniden düşünmemi sağlayan Opet’e müteşekkir olduğumu belirtmeliyim. “Kadın Gücü”ne destek veren ve “kadın güçlü olursa, toplum güçlü olur” anlayışı ile faaliyetlerini yürüten Opet’in Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) ile gerçekleştirdiği “Eşitsek Fark Eder” Projesi’nin “İletişimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Atölyesi” ufkumu açtı. Kurum içinde başlayarak, tüm paydaşlara yayılan proje, konuyu yeniden düşünmemize, ele almamıza olanak veriyor.
Fadile Paksoy
Bu yazı, Brandmap Dergisi’nin Temmuz – Ağustos 2024 sayısında yayımlanmıştır.